Kanser, Metabolik Sendrom, Genel Sağlık, Endokrin
Ketozis Baskılanması ve Yaşlanma (KetoSAge): Sağlıklı menopoz öncesi kadınlarda ketozisin baskılanmasının SHBG ve seks hormonu profilleri üzerindeki etkisi ve bunun kanser riski ve tedavisi üzerindeki etkileri

KetoSAge çalışmasının bu ikincil analizi, beslenme ketozunun kısa süreli baskılanmasının, sağlıklı, keto-adapte olmuş kadınlarda seks hormonu bağlayıcı globulin (SHBG) ve ilgili metabolik belirteçleri nasıl etkilediğini inceledi. SHBG, dolaşımdaki seks hormonlarına bağlanan ve metabolik sağlık ve insülin duyarlılığının hassas bir göstergesi olarak kabul edilen karaciğer kaynaklı bir glikoproteindir.
Açlık glukozu ve HbA1c, glisemik kontrolü değerlendirmek için yaygın olarak kullanılsa da, erken metabolik disfonksiyonu tespit edemeyebilirler. Özellikle, çalışmanın yazarları, insülinle telafi edilmiş ögliseminin (ICE) altta yatan insülin direncini maskeleyebileceğini belirtiyor. Geleneksel ölçümlerle metabolik olarak sağlıklı görünseler bile, bireyler kronik hiperinsülineminin inflamatuar ve mitojenik etkilerine maruz kalabilirler; bu etkilerin uzun vadeli kardiyometabolik ve kanser riskini artırdığı bilinmektedir. Bu durum, insülin dinamiklerindeki değişikliklere daha doğrudan yanıt veren SHBG gibi belirteçlerin değerlendirilmesinin önemini vurgulamaktadır.
Çalışmaya, ortalama dört yıla yakın süredir iyi formüle edilmiş bir ketojenik diyeti uygulayan, zayıf, menopoz öncesi dönemdeki on kadın dahil edildi. Katılımcılar üç aşamalı bir diyet protokolünü tamamladılar:
- P1: alışılmış ketojenik diyet
- P2: Kalori veya protein alımını değiştirmeden dolaşımdaki ketonları düşürmek için tasarlanmış, üç haftalık ketozis baskılayıcı bir diyet (KSD).
- P3: Üç hafta boyunca ketojenik diyete geri dönün.
KSD, katılımcıların başlangıçtaki diyetlerine kıyasla izokalorik olmakla birlikte, karbonhidrat açısından daha zengin ve yağ açısından daha fakirdi.
KSD Sırasında Elde Edilen Başlıca Bulgular:
- Ketozis baskılanması sırasında SHBG %33 oranında önemli ölçüde azaldı ve ketojenik diyete yeniden başlandıktan sonra başlangıç seviyesine geri döndü.
- Açlık insülini %83 oranında artarken, HOMA-IR değeri iki katından fazla yükseldi; bu da glikoz seviyelerinin sabit kalmasına rağmen insülin direncinin arttığını gösteriyor.
- SHBG, insülin, HOMA-IR, leptin, IGF-1 ve Glikoz Keton İndeksi (GKI) ile anlamlı ve ters orantılı bir ilişki göstermiştir.
Sonuç:
Uzun süreli ketojenik diyete adapte olmuş kadınlarda, ketozisin sadece üç hafta süreyle baskılanması, glikoz seviyeleri sabit kalmasına rağmen, SHBG'de önemli bir düşüşe ve insülin duyarlılığında ve diğer metabolik sağlık göstergelerinde kötüleşmeye yol açmıştır. Bu bulgular, keton mevcudiyetinin olumlu bir hormonal ve metabolik profili desteklemeye yardımcı olabileceğini ve SHBG'nin, insülin dinamikleriyle ilgili erken metabolik değişimleri tespit etmede geleneksel glisemik belirteçlerden daha yüksek hassasiyet sunabileceğini düşündürmektedir.